Fuat Ercan

Posted on: August 28, 2009

Türkiye’de tarımsal değişimin hızlandığı bir dönemden geçiyoruz. 1940’lı yılarda Behice Boran’ın başlattığı kırsal yapıdaki dönüşüme ait analizler 1960’lı yıllarda özellikle hocam.M.Belik Kıray’ın Ereğli çalışması ile devam etmiş, 1970’li yılarda İlhan Tekeli, Bahattin Akşit’in çalışmaları bu güzergahta önemli katkılar sunmuş. 1970’lerin sonunda sevgili hocamız Korkut Boratav ile İ.Erdost arasında tarımsal yapılara ilişkin marksist kavramlarla devam eden önemli bir tartışma gerçekleşmiş. Bu çalışmaların özelliği tarımsal yapıdaki yapısal dönüşümü bütünlüklü bir şekilde ele almalarıdır. 1980’lı yıllardan sonra bu tür çalışmalar (Mehmet Ecevit ve Zülküf Aydın’ın dışında) pek fazla yapılmaz olmuş. Sevgili Umut Ulukan‘ın elinizdeki nitelikli çalışması sözleşmeli çiftçiliğe yönelik bir alan araştırması. Araştırma değişimin özel bir alanını işaret etmekle kalmıyor, değişimin temel belirleyenleri hakkında da önemli ipuçları sunuyor. Çalışma süresince danışmanı sevgili Berna’nın katkılarına buradan teşekkür etmek isterim.umut

Önsöz-Berna Güler Müftüoğlu

“Gerçek olan, öğrenmektir.
Nerede, nasıl öğrenirsen öğren.
Nerede, nasıl öğrendiğin,
diploman hatta
neler bildiğin de
önemli değil.
Ne yaptığın önemlidir.”
(Orhan Kemal/Arkadaş Işıkları’ndan)

Bir Araştırmacı: Sahici Olmak ve Gerçekliği Arayış!

Elinize aldığınız ve bir çırpıda soluksuz okuyacağınız kitabın yazarı ve araştırmacısı sevgili Umut Ulukan, bana önsöz yazmam için istekte bulunduğunda hem çok onur duydum, hem de yazma fikri ile birlikte beraberliğimiz gözümün önünden film gibi akıp gittiğinde olağan üstü heyecanlandım.

1998-1999 Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümünde son sınıf öğrencilerine ilk kez, Endüstri İlişkileri dersini vermeye başladığımda, sevgili Umut benim ilk uzun soluklu öğrencilerimden biri olmuştu. Uzun soluklu oldu; çünkü hayat beklediğimizden farklı sürprizlerle dolu olduğundan benim için ders dönemi uzamak zorunda kaldı. Bu dönem dokuz yıldır süren doktora sürecimin son demlerindeyken (bu süreci yaşayanlar çok iyi bilir) zihinsel olarak iç ve dış dünyanın çatışması arasında sıkışıp kaldığım süreçte ses ve el veren, sevgili Umut olmuştu. Bana, şimdi ve gelecekte öğrenmek isteyenlerin ve gerçeklik arayışı içeren çalışmalarımın diğer araştırmalara esin kaynağı olacağı için ihtiyaçları olduğunu, her fırsatta dillendiren ve yanımdan bir an olsun ayrılmayan sevgili Umut ile sınıf arkadaşı, daha sonra hayat arkadaşı ve en son akademisyen meslektaşı olan sevgili Nihan’dır. Ve her ikisi de, sahici olmayı başaran nadide kişilerdendir. Sevgili Umut’un bu sahici olma hali bitip tükenmeyen akademisyen olma arzusuyla birlikte eşlik ettiğinde disiplinli ve özverili çalışması, kararlı ve azimli oluşu ismi gibi umut vaat eden araştırmacı kimliğine büründürmüştür. Bu kimliği ile birlikte yorucu tempoyla özel sektörde çalıştığı dönemde aynı zamanda doktora programına başlayıp devam etme azmini göstermesi; bir kez daha karşılaşıp, doktora tez danışmanlığını üstlenmemle birlikte ilk doktora danışmanlığı sıfatını veren öğrencim olmuştur.

Araştırmacı ruhu onun peşini hiç bırakmamıştır. Akademik kariyeri boyunca, üniversitede kalmayı isteyip çeşitli engellerle dışarıda bırakıldıkça, yılmayıp usanmayıp hedefine doğru yürümeyi başaran ender kişilerden biridir. Elinizdeki bu kitap; sevgili Umut’un doktora çalışmasının bir ürünü olup, dokunulmayan alana dokunan, dokunmadan kalmayıp sahiciliği koruyan, gerçeklik arayışının sonsuzluğuna karışmayıp, sınırları belirli alan içine bütünüyle girebilmeyi gösteren bir çalışmayı sunmaktadır. Aynı zamanda bu çalışma, gelecek araştırmalara ilham kaynağı olacak bir çerçeve sunarken, çerçevenin içi gerçekliğin tüm ayrıntılarıyla dolu dolu olup, açık ve net bir fotoğraf vermektedir.

Bu çalışma, araştırmacımızın ifade ettiği gibi Türkiye’de 1980 sonrasında yeni liberal politikalarla bezenen ihracata dayalı sanayileşme modeli ile büyümenin hedeflenmesiyle bir kenara itilen tarımsal faaliyetler, sosyal bilim çevrelerince yeterince dokunulmayan bir alan olarak kalırken bu çalışma bütünüyle dokunmayı seçmiştir. Çalışmanın özgünlüğü de dokunulmayan alana dokunmakla başlamaktadır. Ve de tarımsal alanda yapılan dipsiz bir kuyuyu andıran, teorik tartışmalar hem korkutucu (kapsam açısından), hem de olağan üstü yorucu algılayışları çok naif ve sade bir dille aktarılarak kapsamı çizilmiş bir şekilde soyutlama yapılmaktadır. Diğer yandan çalışmada bugüne ilişkin soyutlama yapılırken, hâkim görünen dış etkilerin tarımsal alanı değişime zorlayışının yanı sıra iç etkilerin de bu değişime nasıl ortaklık ettiğine dair önemli bilgiler sunmaktadır. Ayrıca çalışma, devasa tarımsal alanın incelemesinin kapsamının “sözleşmeli çiftçilik” özelinde daraltılmasıyla somut düzeyde daha derinlikli irdelemeyi içermektedir.

Kapitalist üretim ilişkilerinin bugün geldiği aşamada “sözleşmeli çiftçilik” uygulamasının bunun bir parçası ve nirengi noktası olduğunu açığa çıkartması bütünlüklü çalışmanın önemli parçasını oluşturmaktadır. Gerçekliği arayış çabasını dert edinen zor ve zahmetli yolu seçen araştırmacımız; zaman, maddi imkânlar ve koşullarını zorlayarak “sözleşmeli çiftçilik” uygulanmasının Bursa Sultaniye’de domates üreticiliği üzerinde alan çalışması yapmıştır. Bu alan üzerinden varsayım ve hipotezden uzak, eleştirel bakışla kimler, ne zaman, nerede ve nasıl sorulara yanıt arayışı ile gerçekliğin algılanması beraberinde insan-insan ilişkilerinde çeşitliliği ve farklılaşmayı net bir şekilde ortaya çıkartmıştır.

Araştırmada eleştirel bakışı ortaya çıkartacak yöntem kullanılırken saha araştırmasında nicel ve nitel tekniklerin kullanıldığı çoklu yaklaşımla zengin verilerin ortaya çıkarılması sağlanmıştır. Böylece, araştırmacımız somutlama düzeyinden yeniden soyutlama düzeyine geçtiğinde ise Bursa Sultaniye kesitinde tarımsal alanda sınıf içi farklı grupların, kategorilerin ve tabakaların oluştuğunu bunların birbirleri arasında geçişlerin (sermaye birikimi yaratma) / kopuşların (mülksüzleşme/işsizleşme) akıcı ve yalın bir dille ortaya koymaktadır. Bir sosyal alan üzerinden çoklu araştırma teknikleriyle derinlemesine araştırma ve irdeleme yapıldığında kendine özgün çeşitliliği içerdiği gibi durağanlığı içermediği aksine, değişim ve dönüşümü içeren dinamikleri barındırdığını görmekteyiz. Gerçekliği anlama çabasını ömrü boyunca sürdüren Karl Marx’ın (“Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Giriş”) istek kipli vurgusunu burada dillendirmek anlamlı olacaktır:”Olduğu yerde donup kalmış koşulları, kendi şarkıları eşliğinde dans etmeye zorlamalıyız.”

Yazarımız ve araştırmacımız sevgili Umut, üniversite dışında kalarak araştırmasını sürdürdüğü gerçeklik arayışında hep dillendirdiği bir şey vardı ki, “Araştırmam benim için hayatımın ucundaki ışık.” derdi. Ve artık aydınlanmanın ışığı kendisi olmuştur. Bu ışık onun çok istediği üniversitede kalmanın yollarını açarken, kendi doğup büyüdüğü yerden çok uzak olan mekânı hiç bir tereddüt göstermeden kabul edip öğrenmeye hevesli öğrencilere ışık olmayı seçmiştir. Bu ışığın tüm toplumla paylaşılmasına destek olan SAV Yönetim Kurulu’na ve özellikle de Serap Kurt’a çok teşekkür ederim. Yazarımız ve araştırmacımız Umut Ulukan’ın ışığını daimi kılacak gerçeklik arayışı için yürüdüğü bu yolda, yeni araştırmalarla taçlandıracak çalışmalarını bekliyor olacağım…

yürümek;
yürümeyenleri arkasında boş sokaklar gibi bırakarak,
havaları boydan boya yarıp ikiye
karanlığın gözüne bakarak yürümek…
yürümek;
dost omuzbaşlarını omuzlarının yanında duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarını içine koyup yürümek…
yürümek;
yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek…
yürümek;
yürekten;
yürekten, gülerekten yürümek…
Nazım Hikmet

İÇİNDEKİLER

1. BÖLÜM KAPİTALİZM ve TARIM

1.1. Tarım Sorunu ve Tarımda Kapitalist Dönüşüm Tartışmaları

1.1.1. Klasik Marksist Görüş: Köylülüğün Tasfiyesi

1.1.2. Köylülüğün Kalıcılığı: Köylü Ekonomisi

1.1.3. Köylü Üretim Tarzı ve Üretim Tarzlarının Eklemlenmesi

1.1.4. Tarımda Küçük Meta Üretimi

1.1.5. Tarımda Kapitalist Dönüşüm Tartışmalarının Değerlendirmesi

1.2. Kapitalizmin Uluslararası Yeniden Yapılanması ve Tarım

1.2.1. Kapitalizmin Uluslararası Yeniden Yapılanması

1.2.2. Tarım-Gıda Sisteminde Dönüşüm

1.3. Kapitalist Tarımda Yeni Bir Üretim Formu: Sözleşmeli Çiftçilik

1.3.1. Sözleşmeli Çiftçilik: Kavram ve Tarihsel Gelişim

1.3.2. Sözleşmeli Çiftçiliğe Yönelik Kuramsal Yaklaşımlar

1.3.2.1 Olumlu Yaklaşımlar

1.3.2.2 Eleştirel Yaklaşımlar

1.3.3. Sözleşmeli Çiftçilik: Tarımda Yeni Kapitalistleşme Biçimi mi?

2. BÖLÜM TÜRKİYE’DE TARIMSAL DÖNÜŞÜM ve SÖZLEŞMELİ ÇİFTÇİLİK

2.1. 1980 Öncesi Dönemde Türkiye Tarımına Genel Bakış

2.1.1 Toplumsal Kuruluş Süreci ve Tarımsal Yapılar (1923-1939)

2.1.2 Savaş Ekonomisi Süreci (1939-1945)

2.1.3 Yeniden Yapılanan Dünya Ekonomisiyle Entegrasyon Süreci (1945-1960)

2.1.4 İthal İkameci Birikim Süreci (1960-1980)

2.2. 1980’li Yıllar: Türkiye Tarımında Yeniden Yapılanma

2.2.1 Türkiye Tarımında Kuralsızlaştırma Dönemi (1980-1994)

2.2.2 Yeniden Kuralların Oluşturulduğu Dönem: 1995 –

2.2.3 1980’den 2000’li Yıllara Tarım: Genel Değerlendirme

2.3 Türkiye’de Sözleşmeli Çiftçilik ve Sözleşmeli Sanayi Tipi Domates Üretimi

2.3.1 Türkiye’de Sözleşmeli Çiftçiliğin Tarihsel Gelişimi

2.3.2 Sözleşmeli Çiftçiliğin Yaygınlaşmasına Yönelik Politikalar

2.3.3 Türkiye’de Salça Sanayi ve Sözleşmeli Sanayi Tipi Domates Üretimi..

3. BÖLÜM BURSA SULTANİYE’DE BİR ALAN ARAŞTIRMASI

3.1. Alan Araştırmasının Amacı ve Yöntemi

3.1.1. Alan Araştırmasının Amacı

3.1.2. Alan Araştırmasının Yöntemi

3.1.2.1. Araştırma Evreninin Belirlenmesi: Sanayi Tipi Domates Üretiminde Öncü Bir Köy: Sultaniye Köyü

3.1.2.2. Örneklem Seçimi ve Örneklem Planının Oluşturulması

3.1.2.3. Saha Araştırmasının Yapılması

3.2. Sultaniye’de Sözleşmeli Üreticilerin Demografik Özellikleri

3.2.1. Sözleşmeli Üreticilerin Doğum Yerleri ve Ortalama

Hanehalkı Büyüklükleri

3.2.2. Sözleşmeli Üreticilerin Baba Meslekleri ve Yaşları

3.2.3. Sözleşmeli Üreticilerin Öğrenim Durumu

3.3. Sultaniye Köyünde Üretim Araçları Varlığı

3.3.1. Sultaniye Köyünde Toprak Mülkiyeti ve Toprak Tasarruf Biçimleri

3.3.2. Sultaniye Köyünde Çalışma Araçları

3.3.3. Sözleşmeli Üreticilerin Hanelerindeki Emek gücü

3.4. Sultaniye Köyünde Sözleşmeli Üretim Süreci

3.4.1. Sözleşmeli Üretim: Firma Boyutu

3.4.1.1. Firmaların Sözleşmeli Üretim Organizasyonu

3.4.1.2. Firmalar İçin Sözleşmeli Üretimin Anlamı: “Kontrollü

Salça Üretimi”

3.4.1.3. Firmaların Denetim Mekanizmaları

3.4.2. Sözleşmeli Üretim: Üretici Boyutu

3.4.2.1. Sözleşmeli üretim: Seçenek mi? Mecburiyet mi?

3.4.2.2. Emek Süreci

3.4.2.2.1 Hane halkının işbölümü

3.4.2.2.2 Yabancı emek kullanımı

3.4.2.3. Sözleşmeli Üreticilerin Firmalar ile İlişkileri ve Sözleşmeli Üretime Bakışı

3.5. Sultaniye Köyünde Yeniden Üretim ve Farklılaşma

3.5.1. Sultaniye’de Sözleşmeli Üreticilerin Birikim Olanakları

3.5.2. Sultaniye’de Sözleşmeli Üreticilerin Borçlanma Mekanizmaları

3.5.3. Sözleşmeli Üreticilerin Geleceğe Dönük Beklentileri

3.5.4. Sultaniye Köyünde Farklılaşma: Köylü mü? Kapitalist Çiftçi mi? Kendi Toprağında Çalışan İşçiler mi?

SONUÇumut

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Sabit Sayfalar

Kategori

August 2009
M T W T F S S
« Jun    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Son Yorumlar

konut projeleri on
fuat ercan on
on
fuat ercan on Yeniden Merhaba!
Diyar Saraçoğlu on Yeniden Merhaba!
%d bloggers like this: