<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Comments for Fuat Ercan</title>
	<atom:link href="http://fuatercan.wordpress.com/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://fuatercan.wordpress.com</link>
	<description>Fuat Ercan'ın Web Arşivi</description>
	<pubDate>Fri, 04 Jul 2008 02:22:48 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=MU</generator>
		<item>
		<title>Comment on Seçimden Sonra Sosyal Haklara Dikkat by Bayram Deniz</title>
		<link>http://fuatercan.wordpress.com/2007/07/21/secimden-sonra-sosyal-haklara-dikkat/#comment-134</link>
		<dc:creator>Bayram Deniz</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jul 2007 08:44:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fuatercan.wordpress.com/2007/07/21/secimden-sonra-sosyal-haklara-dikkat/#comment-134</guid>
		<description>DURMAK YOK! ÇALMAYA DEVAM!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>DURMAK YOK! ÇALMAYA DEVAM!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Karaburun&#8217;da Buluşalım KARABURUN BİLİM KONGRESİ-7-9 Eylül 2007. by Bayram Deniz</title>
		<link>http://fuatercan.wordpress.com/2007/07/13/haydi-karaburunda-buluthalym-karaburun-bylym-kongresy-7-9-eylul-2007/#comment-133</link>
		<dc:creator>Bayram Deniz</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jul 2007 08:43:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fuatercan.wordpress.com/2007/07/13/haydi-karaburunda-buluthalym-karaburun-bylym-kongresy-7-9-eylul-2007/#comment-133</guid>
		<description>Hocam kalkınma 07 olarak bir organizasyon hazırlığındayız. Emir'in önerisini hayata geçirebilirsek Karaburunda da yanınızda olacağız... Selamlar ve sevgiler</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hocam kalkınma 07 olarak bir organizasyon hazırlığındayız. Emir&#8217;in önerisini hayata geçirebilirsek Karaburunda da yanınızda olacağız&#8230; Selamlar ve sevgiler</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Tarihsel ve Toplumsal Bir Süreç Olarak  &#8216;Kapitalizm&#8217; ve &#8216;Esneklik&#8217; by licorice</title>
		<link>http://fuatercan.wordpress.com/2007/01/09/tarihsel-ve-toplumsal-bir-surec-olarak-kapitalizm-ve-esneklik/#comment-93</link>
		<dc:creator>licorice</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 May 2007 06:14:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fuatercan.wordpress.com/2007/01/09/tarihsel-ve-toplumsal-bir-surec-olarak-kapitalizm-ve-esneklik/#comment-93</guid>
		<description>İnsansal çalışma süreci içerisinde kullanma değerine dönüştürülecek emek nesnelerine ne ad verilir?
Peki bu emek ürünlerine verilen özel bir ad var mı?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İnsansal çalışma süreci içerisinde kullanma değerine dönüştürülecek emek nesnelerine ne ad verilir?<br />
Peki bu emek ürünlerine verilen özel bir ad var mı?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Panel:Eğitimin Ticarileşmesi ve Üniversiteler&#8217;den Mustafa Tokyay, Fikret Başkaya ve Taner Timur hocalar by murat</title>
		<link>http://fuatercan.wordpress.com/2007/01/07/61/#comment-53</link>
		<dc:creator>murat</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Mar 2007 15:27:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fuatercan.wordpress.com/2007/01/07/61/#comment-53</guid>
		<description>Merhaba Hocam. Fikret Başkaya ile sizi aynı karede görmek gururlandırdı beni öğrenciniz olarak. Bu tür organızasyonları takip etmek cok zor günümüzde, yeterince duyuru yapılamıyor. Nasıl öğrenebılırız hocam.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba Hocam. Fikret Başkaya ile sizi aynı karede görmek gururlandırdı beni öğrenciniz olarak. Bu tür organızasyonları takip etmek cok zor günümüzde, yeterince duyuru yapılamıyor. Nasıl öğrenebılırız hocam.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on İktisat ve Kalkınma Ekonomisi by Mehmet Sevgili</title>
		<link>http://fuatercan.wordpress.com/2006/07/09/yktisat-ve-kalkynma-ekonomisi/#comment-52</link>
		<dc:creator>Mehmet Sevgili</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2007 21:48:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://fuatercan.wordpress.com/2006/07/09/yktisat-ve-kalkynma-ekonomisi/#comment-52</guid>
		<description>Yıldız Teknik Üniversitesi, Siyasal Bilimler ve Uluslarararası İlişkiler bölümünde de "Devlet, Toplum ve Kalkınma Kuramları" dersi işleniyor. Ders kitabı olarak John Martinussen'in "Society, State and Market" kitabı okunuyor...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yıldız Teknik Üniversitesi, Siyasal Bilimler ve Uluslarararası İlişkiler bölümünde de &#8220;Devlet, Toplum ve Kalkınma Kuramları&#8221; dersi işleniyor. Ders kitabı olarak John Martinussen&#8217;in &#8220;Society, State and Market&#8221; kitabı okunuyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Eğitim ve İstihdam Politikalarına Toplu Bir Bakış by Cemal Yersiz</title>
		<link>http://fuatercan.wordpress.com/2006/05/25/edhitim-ve-ystihdam-politikalaryna-toplu-bir-bakyth/#comment-50</link>
		<dc:creator>Cemal Yersiz</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Feb 2007 14:27:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://fuatercan.wordpress.com/2006/05/25/edhitim-ve-ystihdam-politikalaryna-toplu-bir-bakyth/#comment-50</guid>
		<description>Bu güzel yazı için çok teşekkür ederiz..

&lt;a href="http://kildonmesi.blogspot.com/" rel="nofollow"&gt;Kıl Dönmesi Nedir?&lt;/a&gt;
&lt;a href="http://dunyaaidsgunu.blogspot.com/" rel="nofollow"&gt;Dünya Aids Günü ve Aids Hakkında&lt;/a&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu güzel yazı için çok teşekkür ederiz..</p>
<p><a href="http://kildonmesi.blogspot.com/" rel="nofollow">Kıl Dönmesi Nedir?</a><br />
<a href="http://dunyaaidsgunu.blogspot.com/" rel="nofollow">Dünya Aids Günü ve Aids Hakkında</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on DEÜ İktisat Kulübü&#8217;nde ögrenci arkadaslarla sunu sonrasi sohbet: by kadir eren</title>
		<link>http://fuatercan.wordpress.com/2007/01/26/deu-iktisat-kulubunde-ogrenci-arkadaslarla-sunu-sonrasi-sohbet/#comment-49</link>
		<dc:creator>kadir eren</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jan 2007 21:54:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fuatercan.wordpress.com/2007/01/26/deu-iktisat-kulubunde-ogrenci-arkadaslarla-sunu-sonrasi-sohbet/#comment-49</guid>
		<description>Sevgili hocamıza, bizleri kırmayıp İzmir'e geldiği ve fikirleriyle ezberlerimizi bozduğu için teşekkür ederiz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili hocamıza, bizleri kırmayıp İzmir&#8217;e geldiği ve fikirleriyle ezberlerimizi bozduğu için teşekkür ederiz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on DEÜ İktisat Kulübü&#8217;nde ögrenci arkadaslarla sunu sonrasi sohbet: by nevra</title>
		<link>http://fuatercan.wordpress.com/2007/01/26/deu-iktisat-kulubunde-ogrenci-arkadaslarla-sunu-sonrasi-sohbet/#comment-47</link>
		<dc:creator>nevra</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Jan 2007 21:11:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fuatercan.wordpress.com/2007/01/26/deu-iktisat-kulubunde-ogrenci-arkadaslarla-sunu-sonrasi-sohbet/#comment-47</guid>
		<description>klibi çeken arkadasin ellerine saglik....
nevra</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>klibi çeken arkadasin ellerine saglik&#8230;.<br />
nevra</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Eğitim ve İstihdam Politikalarına Toplu Bir Bakış by derya</title>
		<link>http://fuatercan.wordpress.com/2006/05/25/edhitim-ve-ystihdam-politikalaryna-toplu-bir-bakyth/#comment-29</link>
		<dc:creator>derya</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Oct 2006 15:16:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://fuatercan.wordpress.com/2006/05/25/edhitim-ve-ystihdam-politikalaryna-toplu-bir-bakyth/#comment-29</guid>
		<description>Merhaba,
Yazım aşaması devam eden "Eğitimde Mücedele Eksenleri" isimli yazımızın bir bölümünü konuyla ilgili olduğunu düşündüğümüz için atıyoruz. 

&lt;blockquote&gt;Bugün parasız eğitime karşı verilecek mücadelenin yol haritası, gasp edilen en yaşamsal ihtiyaçlarımızın karşılanması temelinde kapitalizm karşıtlığına evrilmek zorundadır. Öğrenci gençlik açısından mücadelenin temelleri genişlemekte ve onu işçi sınıfı ve emekçi kitle mücadelesiyle daha fazla yan yana getirmektedir. Bu sadece kapitalist sistem karşısında genel bir ezilme ve baskı altında tutulma durumundan değil, burjuvazinin yöneldiği saldırı halkalarının birbirini bütünleyen saldırılar olması itibariyle toplumun tüm emekçi kesimlerinin çıkarlarına karşıt olmasından kaynaklanmaktadır. Birleşik mücadelenin nesnel zemini bugün önceki süreçlere göre daha güçlüdür ve bir bütün olarak neo-liberal saldırılara karşı işçi, emekçi memur ve öğrenci gençlik kitleleri açısından ortak talepler etrafında mücadele yürütmenin olanakları olgunlaşmaktadır.

&lt;b&gt;Toplumun proleterleşmesi, proletaryanın toplumsallaşması
Öğrenci gençlikte sınıfsal farklılaşma&lt;/b&gt;
Yaşamsal ihtiyaçlarımız tırpanlandıkça bu toplumsal tüm kesimlerde yoksulluk ve sefalet birikimini derinleştirmektedir. Öğrenci gençlik açısından ise; paralı eğitim saldırısının daha da derinleştirilmesi, toplumsal olarak artan mutlak yoksullaşmaya da bağlı olarak özellikle işçi emekçi çocuklarını henüz eğitim sürecindeyken çalışmaya itmektedir. Sadece har(a)ç paralarını ödemekle sınırlı olmayan çalışma zorunluluğu aynı zamanda yaşamın sürdürebilmesi için gerekli ihtiyaçların da karşılanmasına yöneliktir. Burada çalışma tıpkı işçideki gibi yaşamını sürdürebilmesi için bir zorunluluk halini almıştır. Öğrenci gençlik daha ders sıralarındayken kapitalizmin ücret kırbacıyla &#8220;eğitilmektedir&#8221;. Ve asıl &#8220;eğitim&#8221; budur ki, öğrenci için kapitalist sistem, özünde birbirini bütünleyen iki temel saldırıyı içinde barındırır: bir yandan eğitim sürecinin bütününe hakim olan burjuva ideolojisinin saldırılarıyla &lt;b&gt;kapitalist yaşam tarzı&lt;/b&gt; (burjuva toplumunun) benimsetilmeye çalışılırken, bir yandan da eğitim ve diğer insani ihtiyaçların karşılanması için &lt;b&gt;ücretli kölelik &lt;/b&gt;dayatılmaktadır. Kapitalist yaşam tarzı, aynı anlama gelmek üzere rekabetin ve bireyciliğin hakim hale getirilmesidir. Kısa yoldan para kazanma, cv&#8217;de denilen kendini patronlara pazarlama araçlarıyla yapılan kariyer hesapları, yaşamını daha iyi kılabilmek adına ahlaki değerlerin dahi hiçe sayılması, başkasının yenilgisinin kendisinin yengisi olacağı fikrinin içselleştirilmesi. Fırsatçılık, burjuva pragmatizminin giderek tüm toplumsal varoluş pratiklerini içermesi. Fakat daha da tehlikeli olanı kapitalist eğitim sistemi bilinçleri tam da burada teslim almaya çalışarak kendiliğinden bilinç sınırları içerisinde sistemin &#8220;değişmezliğini ve ebediliğini&#8221; öğretmektedir.

&lt;b&gt;Bacasız fabrikaların &#8220;yakasız&#8221; işçileri&lt;/b&gt;
Bugün öğrenci gençlik içerisinde çalışan öğrencilerin sayısı hiç de az değildir ve günden güne artmaktadır. Öğrenci gençlik bugün artan oranda üretimin içine çekilmektedir. Bunu sadece meslek liselerindeki öğrencilerin fabrikalarda ve atölyelerde staj adı altında çalışmalarından dolayı söylemiyoruz. Üniversite öğrencileri de burs karşılığı okulda, ders zamanlarının dışında, part-time veya hafta sonu olmak üzere ağırlıklı olarak hizmet sektöründe çalışmaktadırlar. Artı-değer sömürüsünün ürtülü fakat en kazançlı şekli olan öğrencilerin projelerinin şirketler tarafından üniversite-sanayi işbirliği adı altında kullanılması, özel proje siparişleri vb. kafa emeği sömürüsünün öğrencilere doğru açılan yeni perdesidir. Çalışma sistemi esnek (düzenli olmayan, çağrıya bağlı çalışma) part-time olduğundan bu süreç öğrencinin kendisini ne öğrenci ne de işçi olarak hissedememesini, dolayısıyla da toplumsal konumunun farkına varmamasını koşulmamaktadır. Bir yandan okulda müşteridir, ama aynı okulda veya dışarıdaki çalışmada ucuz işgücüdür. Fakat nesnel olarak ücretli kölelik düzenin tam karşısındadırlar. Meslek lisesi öğrencilerinin ise daha &#8220;özel&#8221; bir durumu vardır bu açıdan. Onlar staj adı altında çalışmaya zorunlu olarak koşulmuştur. Haftanın üç günü fabrika ve atölyelerde üretim yapmaktadırlar ve öğrenci gençliğin bu kesimlerini üniversite veya düz liselilerden ayıran da bu toplumsal konumlanış biçimidir. Meslek liselilerini &lt;b&gt;işçi-öğrenci&lt;/b&gt; olarak tanımlıyoruz.

Saldırılar öğrenciyi farklı şekillerde sisteme bağlamanın önemli araçlarındandır. Fakat aynı süreç, öğrenci gençlikte sınıfsal ayrışmayı belirginleştirirken işçi, emekçi çocukları ve mülksüzleşen orta sınıf çocukları içinde de sistem karşıtlığını mayalandırmakta ve tepki birikimini derinleştirmektedir. Bu kesimlerin yaşam koşullarının kötü olmasından kaynaklı olarak sisteme tepki duyması bugün yalnızca toplumsal konumlarının onlara toplumsal sorunlarla ilişki kurmakta sağladığı olanaklardan değil, aynı zamanda ekonomik olarak yoksullaşması ve artı-değer sömürüsü içerisine daha dolaysız olarak çekilmelerindendir. Bu açıdan öğrenci gençliğin sınıfsal-toplumsal farklılaşmasını kapitalizmin proleterleştirme süreci dolayımıyla düşünmek yanlış olmayacaktır. Hız kazanan ve derinleşen bu süreç, öğrenci gençliği de (öğrenci olunmasından kaynaklanan &#8220;özgün&#8221; özellikleri bir kenara bırakılmadan) proletaryaya doğru toplumsallaştırmaktadır.&lt;/blockquote&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba,<br />
Yazım aşaması devam eden &#8220;Eğitimde Mücedele Eksenleri&#8221; isimli yazımızın bir bölümünü konuyla ilgili olduğunu düşündüğümüz için atıyoruz. </p>
<blockquote><p>Bugün parasız eğitime karşı verilecek mücadelenin yol haritası, gasp edilen en yaşamsal ihtiyaçlarımızın karşılanması temelinde kapitalizm karşıtlığına evrilmek zorundadır. Öğrenci gençlik açısından mücadelenin temelleri genişlemekte ve onu işçi sınıfı ve emekçi kitle mücadelesiyle daha fazla yan yana getirmektedir. Bu sadece kapitalist sistem karşısında genel bir ezilme ve baskı altında tutulma durumundan değil, burjuvazinin yöneldiği saldırı halkalarının birbirini bütünleyen saldırılar olması itibariyle toplumun tüm emekçi kesimlerinin çıkarlarına karşıt olmasından kaynaklanmaktadır. Birleşik mücadelenin nesnel zemini bugün önceki süreçlere göre daha güçlüdür ve bir bütün olarak neo-liberal saldırılara karşı işçi, emekçi memur ve öğrenci gençlik kitleleri açısından ortak talepler etrafında mücadele yürütmenin olanakları olgunlaşmaktadır.</p>
<p><b>Toplumun proleterleşmesi, proletaryanın toplumsallaşması<br />
Öğrenci gençlikte sınıfsal farklılaşma</b><br />
Yaşamsal ihtiyaçlarımız tırpanlandıkça bu toplumsal tüm kesimlerde yoksulluk ve sefalet birikimini derinleştirmektedir. Öğrenci gençlik açısından ise; paralı eğitim saldırısının daha da derinleştirilmesi, toplumsal olarak artan mutlak yoksullaşmaya da bağlı olarak özellikle işçi emekçi çocuklarını henüz eğitim sürecindeyken çalışmaya itmektedir. Sadece har(a)ç paralarını ödemekle sınırlı olmayan çalışma zorunluluğu aynı zamanda yaşamın sürdürebilmesi için gerekli ihtiyaçların da karşılanmasına yöneliktir. Burada çalışma tıpkı işçideki gibi yaşamını sürdürebilmesi için bir zorunluluk halini almıştır. Öğrenci gençlik daha ders sıralarındayken kapitalizmin ücret kırbacıyla &#8220;eğitilmektedir&#8221;. Ve asıl &#8220;eğitim&#8221; budur ki, öğrenci için kapitalist sistem, özünde birbirini bütünleyen iki temel saldırıyı içinde barındırır: bir yandan eğitim sürecinin bütününe hakim olan burjuva ideolojisinin saldırılarıyla <b>kapitalist yaşam tarzı</b> (burjuva toplumunun) benimsetilmeye çalışılırken, bir yandan da eğitim ve diğer insani ihtiyaçların karşılanması için <b>ücretli kölelik </b>dayatılmaktadır. Kapitalist yaşam tarzı, aynı anlama gelmek üzere rekabetin ve bireyciliğin hakim hale getirilmesidir. Kısa yoldan para kazanma, cv&#8217;de denilen kendini patronlara pazarlama araçlarıyla yapılan kariyer hesapları, yaşamını daha iyi kılabilmek adına ahlaki değerlerin dahi hiçe sayılması, başkasının yenilgisinin kendisinin yengisi olacağı fikrinin içselleştirilmesi. Fırsatçılık, burjuva pragmatizminin giderek tüm toplumsal varoluş pratiklerini içermesi. Fakat daha da tehlikeli olanı kapitalist eğitim sistemi bilinçleri tam da burada teslim almaya çalışarak kendiliğinden bilinç sınırları içerisinde sistemin &#8220;değişmezliğini ve ebediliğini&#8221; öğretmektedir.</p>
<p><b>Bacasız fabrikaların &#8220;yakasız&#8221; işçileri</b><br />
Bugün öğrenci gençlik içerisinde çalışan öğrencilerin sayısı hiç de az değildir ve günden güne artmaktadır. Öğrenci gençlik bugün artan oranda üretimin içine çekilmektedir. Bunu sadece meslek liselerindeki öğrencilerin fabrikalarda ve atölyelerde staj adı altında çalışmalarından dolayı söylemiyoruz. Üniversite öğrencileri de burs karşılığı okulda, ders zamanlarının dışında, part-time veya hafta sonu olmak üzere ağırlıklı olarak hizmet sektöründe çalışmaktadırlar. Artı-değer sömürüsünün ürtülü fakat en kazançlı şekli olan öğrencilerin projelerinin şirketler tarafından üniversite-sanayi işbirliği adı altında kullanılması, özel proje siparişleri vb. kafa emeği sömürüsünün öğrencilere doğru açılan yeni perdesidir. Çalışma sistemi esnek (düzenli olmayan, çağrıya bağlı çalışma) part-time olduğundan bu süreç öğrencinin kendisini ne öğrenci ne de işçi olarak hissedememesini, dolayısıyla da toplumsal konumunun farkına varmamasını koşulmamaktadır. Bir yandan okulda müşteridir, ama aynı okulda veya dışarıdaki çalışmada ucuz işgücüdür. Fakat nesnel olarak ücretli kölelik düzenin tam karşısındadırlar. Meslek lisesi öğrencilerinin ise daha &#8220;özel&#8221; bir durumu vardır bu açıdan. Onlar staj adı altında çalışmaya zorunlu olarak koşulmuştur. Haftanın üç günü fabrika ve atölyelerde üretim yapmaktadırlar ve öğrenci gençliğin bu kesimlerini üniversite veya düz liselilerden ayıran da bu toplumsal konumlanış biçimidir. Meslek liselilerini <b>işçi-öğrenci</b> olarak tanımlıyoruz.</p>
<p>Saldırılar öğrenciyi farklı şekillerde sisteme bağlamanın önemli araçlarındandır. Fakat aynı süreç, öğrenci gençlikte sınıfsal ayrışmayı belirginleştirirken işçi, emekçi çocukları ve mülksüzleşen orta sınıf çocukları içinde de sistem karşıtlığını mayalandırmakta ve tepki birikimini derinleştirmektedir. Bu kesimlerin yaşam koşullarının kötü olmasından kaynaklı olarak sisteme tepki duyması bugün yalnızca toplumsal konumlarının onlara toplumsal sorunlarla ilişki kurmakta sağladığı olanaklardan değil, aynı zamanda ekonomik olarak yoksullaşması ve artı-değer sömürüsü içerisine daha dolaysız olarak çekilmelerindendir. Bu açıdan öğrenci gençliğin sınıfsal-toplumsal farklılaşmasını kapitalizmin proleterleştirme süreci dolayımıyla düşünmek yanlış olmayacaktır. Hız kazanan ve derinleşen bu süreç, öğrenci gençliği de (öğrenci olunmasından kaynaklanan &#8220;özgün&#8221; özellikleri bir kenara bırakılmadan) proletaryaya doğru toplumsallaştırmaktadır.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Comment on Neo-Liberal Eğitim Politikalarının Anatomisi İçin Alternatif Bir Çerçeve by Derya</title>
		<link>http://fuatercan.wordpress.com/2006/07/23/neo-liberal-edhitim-politikalarynyn-anotomisi-ycin-alternatif-bir-cerceve-2/#comment-16</link>
		<dc:creator>Derya</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Aug 2006 22:46:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://fuatercan.wordpress.com/2006/07/23/neo-liberal-edhitim-politikalarynyn-anotomisi-ycin-alternatif-bir-cerceve-2/#comment-16</guid>
		<description>Merhaba,
Yazınız birçok yönüyle doğru ve etkin analizler içeriyor. Bu açıdan, önceki yazılarınızla birlikte bu yazınız eğitimin neo-liberal büyük dönüşümüne dair yürüttüğümüz çalışma için çok verimli oldu.
Türkiye kapitalizminin bugünkü aşamasında eğitimin dönüşümüne dair analizleri derinleştirmemiz ve birçok şeyi yeniden tanımlamamız gerekiyor. Ancak bunu yazınızda da belirttiğiniz gibi diğer toplumsal dinamiklerle birilkte ele almak gerekiyor. Özellikle dünya burjuvazisini ve Türkiye tekelci burjuvazisinin değişen sermaye birikim modeli, sonuçlarını sadece neo-liberalizm olarak adlandıramayacağımız toplam bir dönüşüm sürecine de sahne oluyor. Bilim ve teknolojinin sunduğu imkanlara da paralel olarak üretim yeni bir temelde yeniden örgütlenmektedir. Kafa ve kol emeği bu anlamda önceki görünümlerinin dışına çıkmakta farklı bir formasyon kazanmaktadır. Orta sınıfların proleterleştirilmesine bağlı olarak, artı-değer üretiminin/sömürüsünün toplumsal her ilişkiye dahil edilmesi - her şeyin metalaştırılmasının sonuçlarıdır yaşadığımız. Bu süreç bir bütün olarak işçi sınıfının yapısın da değiştirmektedir.

Gençliğin, kapitalizmin içerisinden geçmekte olduğumuz gelişme aşamasında nasıl etkilendiğini birçok yönüyle ortaya koymamız gerekiyor.. Bu açıdan da örneğin çözülen aile yapısı içinde gençliği, kent yoksulları içinde gençliği, liselerde neo-liberal politikaların  hem nasıl uygulandığı ve hem de bunun sonuçlarını, üniversitelerde ve MYO'larda yine lisedeki gibi bir bakış sağlamayı, gençliğin bugünkü toplumsallaşma ihtiyacını nasıl kanşıladığını birçok yönüyle ele almamız gerekiyor. Bizler bu açıdan bu dönüşüme daha yakından bakmayı ve toplam bir analiz geliştirmeye çalışıyorz.

Çalışmalarınızda özellikle ilginizi çekeceğini düşündüğüm iki yazıyı önermek istiyorum. Bunlardan birincisi: Ufuk Çizgisi dergisinde çıkan Devrimci Proletarya ve Kolektif İşçi Bilinci ve diğeri de Kent Yoksulları ve Kentin Değişen Yapısı yazıları.

Size bu açıdan öğrenci gençllik hareketini biraz daha yakından gözlemleyebilmeniz açısından birkaç makale hada örnermek istiyorum. Görüş ve önerilerinizi almak isteriz.

Bununla birlikte bizler Türkiye'de bir Öğrenci Sendikası için mücadeleyi başlattık ve bir yıldır Paralı Eğitim ve Diplomalı İşsizliğe karşı bir kampanya yürütüyoruz. Bu kampanya asıl olarak öğrenci sendikasının kurulması aşamasında bir birikim oluşturmayı ve bununla birlikte de öğrencilerde yepyeni bir temelde bir örgütlülük ihtiyacının da oluşturulmasına hizmet etmeyi hedefliyor. Sendika fikri henüz çok yeni.
Eğitimdeki toplam dönüşümün analizi konusunda sizinle daha yakından bir ilişki içinde olmayı ve bu konuda karşılıklı fikir alış-verişinde bulunmayı özellikle istiyoruz.
Bu mailimiz de bir giriş olsun. :)

http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&#38;p=43
http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&#38;p=45
http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&#38;p=46
http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&#38;p=34
http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&#38;p=437
http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&#38;p=484
http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&#38;p=595
http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&#38;p=657
http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&#38;p=841
http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&#38;p=1039

Yazılar belki biraz yükleme oldu ama, yine de faydalı olabiliceğini ve işinize yarayacağını düşünüyoruz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba,<br />
Yazınız birçok yönüyle doğru ve etkin analizler içeriyor. Bu açıdan, önceki yazılarınızla birlikte bu yazınız eğitimin neo-liberal büyük dönüşümüne dair yürüttüğümüz çalışma için çok verimli oldu.<br />
Türkiye kapitalizminin bugünkü aşamasında eğitimin dönüşümüne dair analizleri derinleştirmemiz ve birçok şeyi yeniden tanımlamamız gerekiyor. Ancak bunu yazınızda da belirttiğiniz gibi diğer toplumsal dinamiklerle birilkte ele almak gerekiyor. Özellikle dünya burjuvazisini ve Türkiye tekelci burjuvazisinin değişen sermaye birikim modeli, sonuçlarını sadece neo-liberalizm olarak adlandıramayacağımız toplam bir dönüşüm sürecine de sahne oluyor. Bilim ve teknolojinin sunduğu imkanlara da paralel olarak üretim yeni bir temelde yeniden örgütlenmektedir. Kafa ve kol emeği bu anlamda önceki görünümlerinin dışına çıkmakta farklı bir formasyon kazanmaktadır. Orta sınıfların proleterleştirilmesine bağlı olarak, artı-değer üretiminin/sömürüsünün toplumsal her ilişkiye dahil edilmesi - her şeyin metalaştırılmasının sonuçlarıdır yaşadığımız. Bu süreç bir bütün olarak işçi sınıfının yapısın da değiştirmektedir.</p>
<p>Gençliğin, kapitalizmin içerisinden geçmekte olduğumuz gelişme aşamasında nasıl etkilendiğini birçok yönüyle ortaya koymamız gerekiyor.. Bu açıdan da örneğin çözülen aile yapısı içinde gençliği, kent yoksulları içinde gençliği, liselerde neo-liberal politikaların  hem nasıl uygulandığı ve hem de bunun sonuçlarını, üniversitelerde ve MYO&#8217;larda yine lisedeki gibi bir bakış sağlamayı, gençliğin bugünkü toplumsallaşma ihtiyacını nasıl kanşıladığını birçok yönüyle ele almamız gerekiyor. Bizler bu açıdan bu dönüşüme daha yakından bakmayı ve toplam bir analiz geliştirmeye çalışıyorz.</p>
<p>Çalışmalarınızda özellikle ilginizi çekeceğini düşündüğüm iki yazıyı önermek istiyorum. Bunlardan birincisi: Ufuk Çizgisi dergisinde çıkan Devrimci Proletarya ve Kolektif İşçi Bilinci ve diğeri de Kent Yoksulları ve Kentin Değişen Yapısı yazıları.</p>
<p>Size bu açıdan öğrenci gençllik hareketini biraz daha yakından gözlemleyebilmeniz açısından birkaç makale hada örnermek istiyorum. Görüş ve önerilerinizi almak isteriz.</p>
<p>Bununla birlikte bizler Türkiye&#8217;de bir Öğrenci Sendikası için mücadeleyi başlattık ve bir yıldır Paralı Eğitim ve Diplomalı İşsizliğe karşı bir kampanya yürütüyoruz. Bu kampanya asıl olarak öğrenci sendikasının kurulması aşamasında bir birikim oluşturmayı ve bununla birlikte de öğrencilerde yepyeni bir temelde bir örgütlülük ihtiyacının da oluşturulmasına hizmet etmeyi hedefliyor. Sendika fikri henüz çok yeni.<br />
Eğitimdeki toplam dönüşümün analizi konusunda sizinle daha yakından bir ilişki içinde olmayı ve bu konuda karşılıklı fikir alış-verişinde bulunmayı özellikle istiyoruz.<br />
Bu mailimiz de bir giriş olsun. :)</p>
<p><a href="http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=43" rel="nofollow">http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=43</a><br />
<a href="http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=45" rel="nofollow">http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=45</a><br />
<a href="http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=46" rel="nofollow">http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=46</a><br />
<a href="http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=34" rel="nofollow">http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=34</a><br />
<a href="http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=437" rel="nofollow">http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=437</a><br />
<a href="http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=484" rel="nofollow">http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=484</a><br />
<a href="http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=595" rel="nofollow">http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=595</a><br />
<a href="http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=657" rel="nofollow">http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=657</a><br />
<a href="http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=841" rel="nofollow">http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=841</a><br />
<a href="http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=1039" rel="nofollow">http://www.komunarca.org/index.php?pg=1&amp;p=1039</a></p>
<p>Yazılar belki biraz yükleme oldu ama, yine de faydalı olabiliceğini ve işinize yarayacağını düşünüyoruz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
