Posted by: Fuat Ercan on: August 13, 2009
Carlo Ginzburg
Tahta Gözler
Mesafe Üzerine Dokuz Düşünce
Özgün adı: Wooden Eyes
Nine Reflections on Distance
Çeviri: Aysun Şişik
Yayına Hazırlayan: Özge Çelik
Kapak Resmi: Diego Velazques
Bu ara çağrışımlar üzerine düşünüyordum da çağrışımlar da rutinleşmişse ya da otomatikleşmişse, gerçekliği kavramlara yükleyerek otomatikleştirmişsek dokunamayız ki…Ve ne yazik ki hayatın rutinlerini dönüştürmek isteğenler eğer kavramlar üzerinden çağrışımlarımızı bile rutinleştiriyorsa, rutinleri yaratan dinamik koşulları yakalayabilir miyiz? Ve kavramlarımızı eylemden gerçeklikten uzaklaştırmaz mıyız?
yanlış mı düşünüyorum?“Temel kuralları incelediğimizde, algının alışkanlığa düönüştükçe otomatikleştiğini görürüz”(Şklovski’den aktaran Ginzburg)
Atın mülkiyeti üzerine düşünceleri:
Sahibim olduklarını söyleyen insanların birçoğu sırtıma binmedi. Başkaları bindiii. O binenlerse beni hiç beslemedi beni. Başkaları besledi. Ayrıca bir çok iyilik gördüm ama sahibim olduklarını söyleyenler değil. Hayır arabacılardan, baytarlardan ve envai çeşit yabancılardan gördüm bütün iyilikleri Fakat gözlemlerim arttıkça benim kavramını yalnızca biz atlar için
değil insanoğlu için de anlam taşımadığına ikna oldu; demek istediğim bu kelime, insanın en aşağılık ve hayvani içgüdüsü olan sahip olma arzusundan başka bir şey ifade etmez.
…….
Şimdi inanıyorum ki bizi insanoğlundan ayıran ve canlı varlıklar hiyerarşisinde daha yüksek bir mertebeyi hak ettiğimizi gösteren şey basitçe şudur: İnsan ırkını her şeyden önce kelimeler yönlendirir, bizleri ise eylemler (Tolstoy, Holstomer hikayesinden yine Ginzburg-Ginzburg Tahta Gözler-Metis Yayınevi….
Son Yorumlar